CFO GÖZÜYLE

Sponsorluğunda

Emek Gül

KURUMSAL KARLILIK MI? TOPLUMSAL KALKINMA MI?

Finansal Kontrolden Toplam Şirket Performans Yönetimine...

STS Bilişim/Jedox sponsorluğunda sürdürdüğümüz “CFO Gözüyle” yazı dizimizin bu bölümünde uzun yıllar çok uluslu firmalarda lokal ve bölgesel sorumluluklar almış Emek Gül Hanım’ ı ağırlıyoruz.

Günümüzde karlılık hala birincil hedef olmaya devam ederken, sosyal sorumluluk olgusu ile kurumsal vatandaşlık kimliği ortaya çıkmaktadır. Kurumsal vatandaşlık şirketlerin ekonomik katkılarının yanı sıra sosyal ve çevresel etkilerini nasıl yönettiklerini ele alır. Kurumsal vatandaşlar sadece hissedarlara karşı değil, aynı zamanda çalışanlar, tüketiciler, tedarikçiler, yerel topluluklar ve genel olarak toplum gibi paydaşlara karşı da sorumludur.” Bu sorumluluğun yerine getirilmesi uzun dönemde, iç ve dış itibarı da arttırmaktadır.

Bu konuda Emek Hanım’ ın görüşlerini almak için şimdi sözü kendisine bırakıyoruz…

Emek Hanım merhaba, kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Çevre Mühendisliği eğitimi aldıktan sonra Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimimi tamamladım. Okul yıllarında HSBC Yatırım’da başlayan finans kariyerime mezun olduktan sonra yaklaşık 20 yıl boyunca bölgesel pozisyonlara sahip çokuluslu ve borsaya açık firmalarda devam ettim. Muhasebe, Gümrük, Raporlama, Maliyet Muhasebesi ile ilgili departmanlarda görevlerimden sonra 11 ülkenin dahil olduğu MENA (Orta Doğu Kuzey Afrika) bölgesinin Finansal Kontrolörlüğü’nü yaptığım DHL Express’te 7 sene çalıştım. Daha sonra Mavi Jeans’in 6 ülkeden sorumlu Finansal Kontrolörü olarak ve Kanada’daki firmasının Finans Direktörü olarak 2 sene Vancouver’da çalıştım. Döndükten sonra bir İsveç firması olan Loomis’de yaklaşık 10 sene Mali İşler ve Satınalma Bölümü’ nden sorumlu CFO olarak görev yaptım. Çalıştığım firmalarda Mali İşler’ in yanısıra İdari işler, Depo Yönetimi, Satınalma, Bordrolama görevlerini de yönettim. Perakende, mağazacılık, lojistik, finansal hizmetler sektörlerinde uzmanlaştım.

Mali işler yöneticisinin, finansal riskleri analiz etme ve azaltmanın yanı sıra denetimler gerçekleştirme konusunda kanıtlanmış başarının olması gerektiğini düşünüyorum. Şeffaflığı, doğruluğu ve bütçe denetimini artırarak finansal yönetim kapasitesi oluşturabilmelidir. Sermaye yönetimini sağlamalı, teknolojiyi takip etmeli, değişiklikleri karlılığı artıracak şekilde senkronize edebilmelidir. Mali tabloların, bütçelerin, tahminlerin ve raporların hazırlanmasına ve analizine liderlik edebilmeli, fonksiyonlar arası ekipleri yönlendirebilmeli, çözüm üretebilmeli ortaklar, yöneticiler, müşteriler, çalışanlar ve denetçiler ile samimi ve profesyonel ilişkiler geliştirebilmelidir.

Kurumsal karlılık kavramını nasıl tanımlarsınız?

Değişen sosyo-ekonomik şartlar doğrultusunda kurumsal karlılık kavramının da yaşadığımız yüzyıl içerisinde değiştiğine tanık oluyoruz. Önceden üretim ve hizmet faaliyetleri sonucu finansal karı maksimize etmeye odaklı kurumlar içinden, insan hakları, doğaya duyarlılık, eşitlik, inovasyon ve eğitime odaklananların artan rekabet içinde işletmelerinin devamlılığını sağladıklarını ve lider ko-numa geçtiklerini görebiliyoruz. Bu doğrultuda geliştirdikleri şirket kültürü, kurumsal kimlikleri ve yetiştirdikleri öğrenmeye açık bireyler sayesinde kolay adaptasyon yeteneği kazanıyor, toplumdaki marka imajını ve hizmet kalitelerini yükseltiyor ve böylece hem kurumsal karlılığı artırıyor hem de toplumsal kalkınmaya katkıda bulunuyorlar.

Yeniçağın başarılı liderlerine baktığımızda marka bilinirliği ve kurumsal kimliklerini sosyal projeler ile desteklediklerini, bu sayede üretimlerini inovasyonlar ile toplum ihtiyaçlarına göre adapte ettiklerini görüyoruz. Örneğin, doğaya duyarlı elektrikli arabalar üreten Tesla’nın sahibi Elon Musk, global sermayenin gelişmemiş ülkelere akışını kolaylaştıran dijital paralara destek veren insan hakları ve eşitlik savunucusu Twitter’ın sahibi Jack Dorsay, iklim değişikliğini önlemek ile ilgili kitap yazan Microsoft’un sahibi Bill Gates projeleri ve aktiviteleri ile toplumsal kalkınma yanı sıra markalarının bilinirliklerine de katkıda bulunuyorlar. Global borsalara açık şirketler son yıllarda çeyrek performans değerlendirmeleri içerisinde sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik ile ilgili hedef gerçekleştirmelerini de finansal karlılık hedefleri yanında performansın bir parçası olarak paylaşıyorlar.

Aslında tüm bu çabanın altında yatan amaç, geleceğe yatırım yapmak ve faaliyetlerin devamlılığını sağlamak.

Bu doğrultuda toplumsal kalkınmada da etkisi olan şirket içi stratejilere birkaç örnek verebilir misiniz?

Örneğin çalışanlarını öğrenmeye teşvik eden, araştırmaya ortam ve imkan sağlayan firmalar yeniliklere rakiplerinden önce erişebilir, toplum taleplerine uygun hizmet ve ürün geliştirerek fark yaratabilirler. Bu anlamda dijitalleşmenin de önemi yadsınamaz. Tüm departmanlardan gelen bilgilerin ortak platformlarda entegre edilmiş hali hem çalışanların performansını artırmakta hem de daha şeffaf ve doğru finansal sonuçların alınmasını sağlayarak karlılığı arttırmaktadır. Bilgi depolamasını sağlayarak geçmişi geleceğe aktarabilmek başarıyı büyük ölçüde arttıracaktır.

Çalışanlarına huzurlu, adil ve eşit haklar sağlayan şirketler, çalışanların motivasyonunu artırdığı gibi topluma da daha mutlu bireyler kazandıracaktır. Bu sayede kazanılan reputasyon ile kalifiye elemanların dikkatini daha kolay çekilebileceği gibi personel devir hızını düşürerek teknik bilginin şirkette artarak uzun yıllar kalması sağlanabilir. Bunun yanı sıra, iş hayatında kadın istihdamının artırılmasına katkıda bulunmak da toplumsal kalkınmaya büyük bir destektir.

Faaliyetleri doğrultusunda tasarruf aksiyonları geliştirerek çalışanlarını planın bir parçası yapabilen firmalar çalışanların tüketim alışkanlıklarını da olumlu yönde etkileyerek toplumsal kalkınmaya faydalı olabilirler. Örneğin, elektrik, su, plastik tüketimi, düzgün araç kullanımı ile yakıt tüketiminin azaltılması vs. gibi aksiyonlar personele verimlilik hedefleri olarak verilebilir.

Dijitalleşmenin karlılığa etkisine örnek verebilir misiniz? Bu arada bir Jedox kullanıcısı olarak görüşlerinizi kısaca alabilir miyiz?

Karlılığın sürdürülebilirliği için şirketlerin ARGE, satış, operasyon gibi departmanlarının geliştirdiği süreç ve bilgiler çok değerlidir. Ancak asıl önemli olan bu bilgilerin kaynaktan tüm süreçlere aktarılabilmesidir. Bu bilgiler ortak bir platformda toplanabildiği, paylaşılabildiği ve depolanabildiği zaman hizmet ve üretime değer katabilirler. Bu anlamda yeni nesil iş zekası araçlarının faydası büyük. Farklı departmanlarda oluşturulan bilgilerin bir platformda toplanarak istediğiniz analizi oluşturabilir, departmanların aynı datayı oluşturmak için harcadıkları fazla zamandan tasarruf edebilir, excellerde sunulan analizlerin konfirmasyonunu sağlayabilirsiniz.

Jedox benim iş hayatında kullandığım, hızlı işlemciye sahip, kullanıcı dostu ve uygun fiyat ve kaliteli hizmet politikası olan başarılı bir BI tool. Anlık data aktarımı sağlaması, finansal datalar ile operasyonel dataların entegrasyonuna imkan vermesi ham veriyi anlamlı ve kullanışlı bir hale dönüştürmeye imkan sağlıyor.

Sizce yukarıda belirttiğiniz hususlarda bir CFO’nun katkısı ne olmalıdır?

Günümüzde finansal karlılığın yanı sıra toplumsal kalkınmaya destek veren kurumlar toplumsal itibarlarını yükselterek daha iyi hizmet ve ürünler geliştirebilmekte hem de başarılarının devamlılığını sağlayabilmektedir. Çağımızda bir CFO’nun yeni görevi, finansal performansın yanı sıra yukarıda bahsettiğimiz manevi çaba ve performansın sonuçlarını da doğru ölçebilmek ve mali tablolara etkisini gösterebilmektir.

Emek Hanım’ a katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz.

Karlılık ve Sosyal sorumluluk bir paradox mudur?

Sosyal sorumluluk bilinci, bu bilinci destekleyen yatırımlarla amaçlara, hedeflere ve eylemlere dönüştürüldüğü takdirde Finansal Performans’ın sürdürülebilirliği üzerinde olumlu etki uyandırması kaçınılmazdır.